14 Nisan 2007 Cumartesi

Ermeni Soykirimi iddialari

ABD'nin önemli ve cok izlenen kanallarindan biri olan PBS'de   Ermeni Soykirimi iddialarini destekleyen bir belgesel yayimlandi Ve tabii ki belgesel Ermeni sponsorlugunda hazirlanmisti.Aslinda belgesel sonrasinda yayimlanmasi beklenen, Turk tarihcilerinin de bulundugu, program, objektif bir tartisma programi da yayimlanacakti.  Fakat Ermeni lobisinin cok guclu olmasi ve oylamalarda bizi geçmesi nedeniyle buradaki Turklerin butun çabalarina ragmen yayinlanmasi onlendi.
    Sonrasinda gonderilen bir cok sikayet mektubu nedeniyle bu tartisma kismi icin tekrar bir oylama yapiliyor.
Arkadaslardan ricamiz sadece birkac saniyenizi ayirmaniz ve ASAGIDAKI  LINKE gidip oyunuzu "evet, degisik goruslerdeki tarihcilerin tartismasi, filmin dayanaginin anlasilmasini arttirir"

( Yes, allowing historians withdiffering views to debate a film's premise helps increase understanding )

 

bölümünü isaretlemeniz ve bunu olabildigince FAZLA kisiye en kisa sürede yaymaniz .

http://www.msnbc.msn.com/id/12412125

9 Nisan 2007 Pazartesi

Blogcu.com Nokta A.Ş. tarafından satın alındı!

Sahibi olduğu bilgi.com, sinemalar.com, dizin.com, dikkat.com, doviz.com ve termometre.com (eski adı ile meteoroloji.com) sitelerinin yanında gerçekleştirdiği fotokritik.com ve izlesene.com satın almaları ile de dikkatleri üzerine çeken Nokta A.Ş., Blogcu.com‘u da bünyesine kattı.

Blogcu.com, Beril Teknoloji tarafından 2005 yılında kurulmuş olan ülkemizin ilk ve en büyük ücretsiz blog servisidir. Bugün itibari ile yaklaşık 390 bin üyesi ile Türkiye‘nin en çok ziyaret edilen 12. sitesi olmasının yanında, internet kullanıcılarının yakından tanıdığı bir servisdir.

Nokta A.Ş. tarafından Blogcu‘ya ödenen ücret ile ilgili şirketler arasında gerçekleştirilen gizlilik sözleşmesi sebebiyle herhangi bir açıklama yapılmıyor.

Ancak satın alma sürecini dönemlerle kısaca aktarmam gerekirse.

Şirketler arasındaki ilk görüşme 2006 yılının Kasım ayında gerçekleşmişti. Bunu takiben Aralık ayının ikinci yarısında görüşmeler hızlandı.

6 Şubat 2007‘de şirketler arasındaki protokol tamamlandı ve 19 Şubat 2007‘de sözleşme imzalandı.

2 Nisan 2007‘de Blogcu‘nun Nokta A.Ş.‘ye devri tamamlandı.

12 Nisan 2007‘de ise şirketin resmi açıklaması ve basın yemeği gerçekleşecek.

Nokta A.Ş.‘nin basın yemeği için davetiyeler ilgili kişilere gönderilmiş. Benim de yer alacağım basın yemeğinde davetiyede belirtildiği üzere, Nokta A.Ş. yetkilileri şirketin vizyonu, çalışmaları ve Blogcu ile ilgili planlarını anlatıyor olacaklar.
Elbette söz konusu basın yemeğinden alacağım bilgileri de sizlerle paylaşıyor olacağım.

Konuyla ilgili Blogcu.com‘un sahibi Beril Teknoloji kurucusu Devrim Demirel ile görüştüğümde, Blogcu ile AR-GE misyonlarını tamamladıklarını, şirket olarak değer yaratmayı sevdiklerini ve yeni ürünlerle Türkiye internetine hizmet etmek istediklerini belirtti.

Satın alma ile ilgili kişisel görüşümü soracak olursanız.
Blogcu.com satın alması sektöre inanılmaz bir dinamik sağlayacaktır ve özellikle büyük şirketlerin sosyal medya alanında yoğun arayışlara girmesine sebep olacaktır. Zaten bu arayışa girilmişti ancak bu haberlerle birlikte çalışmalara ağırlık verilecektir.

Aslında sadece sosyal medya olarak düşünmeye de gerek yok. Sonuçta ülkemizde Web 2.0 yani yeni nesil web alanında henüz gerçekleşmeyi bekleyen birçok girişim bulunuyor. Ayrıca yatırımcılar için de dikkat çeken değerli girişimlerin sayısı satın almalar ile gün geçtikçe azalıyor.

Bu gözle baktığımızda girişimciler için fırsatlar olmasının yanında, büyük şirketlerin de arayışları artarak devam edecektir.

Nokta A.Ş.‘nin Blogcu‘yu satın almasını doğru bir strateji olarak görüyorum ve ilerleyen dönemlerde şirketin vizyonu doğrultusunda kendilerine büyük bir ivme kazandıracağına inanıyorum.

Türkiye’de ilk kez Webrazzi‘de yayınlanan bu haber ile ilgili gelişmeleri öğrendikçe paylaşmaya devam edeceğim.


Kaynak : http://www.webrazzi.com/2007/04/06/blogcucom-nokta-as-tarafindan-satin-alindi/

13 Mart 2007 Salı

İçeriğiniz koruyun

Bilgisayar denilen cihazın tarihiyle eşdeğer kopyala/yapıştır eylemi internet sitelerinde de fütursuzca kullanılıyor. Özellikle Türk sitelerinde aynı içeriği noktası, virgülüne kadar aynı birçok farklı sitede okuyabilirsiniz. Bu site hırsızlığı engellemeseniz de yarattığınız içeriği anında kayıt altına almanızı ve takip etmenizi sağlıyor.


Siteye

http://www.numly.com adresinden ulaşabilrsiniz

5 Kasım 2006 Pazar

Bu resimlerdeki gariplik ne?

"Yeni bir haritacılık yöntemi: Ülkenin kullandığı yakıt miktarına; 1500 yılında servet dağılımına; yıllık verilen patent sayısına; işler durumdaki traktör sayısına; işgücü kapsamındaki 10-14 yaşları arasındaki çocukların kapsadıkları alanlara göre kıyaslamalı haritalar yapıldı."

Haritalara bayılırız. Haritalar ilk bakışta insanları hayrete sürüklerler: şekiller tanıdık gelse de, her şey garip bir biçimde çarpıtılmıştır. İnsanlar üzerinde düşünmeye bile gerek kalmaksızın, üzerinde yaşadıkları dünya ile ilgili birtakım bilgiler edinirler.

Elimizdeki verilerin büyük bir bölümü Birleşmiş Milletler gibi kaynaklardan gelir ve bu bilgiler genellikle eklere sıkıştırılmıştır. Kimse bu eklerdeki değerlere bakmak istemez.

Dahası, sayılarla dolup taşan bir cetvelin insanda ilgi uyandırmasını beklemek de abes olur. Ancak bu görüntülere /_newsimages/2382797.jpgbakmaktan da kendinizi alamazsınız. Nihayetinde, Apollo uzaybilimcileri tarafından çekilen ve dünyaya yepyeni bir bakış açısı getiren ünlü Earthrise benzeri bir fotoğraf herkes için ilginç bir görüntüdür.

Korkusuz oynamalar

İlk bakışta dikkat çeken belki de üzerinde korkusuzca yapılan oynamalar olsa gerek.

Çarpıtma, doğal olarak, harita çiziminde hiç de yeni bir uygulama değildir. Alan, biçim, yön, ya da uzaklık gibi /_newsimages/2382798.jpgözelliklerin harita çiziminde bir biçimde çarpıtılması kaçınılmazdır.

Ünlü Peters izdüşümü en azından alanları kesin olarak yansıttığından belki de en az çarpıtılmış haritalardan biri olarak kabul edilmektedir.

Ancak bu harita dünyanın biçimiyle ilgili anlayışımıza önemli bir katkıda bulunmasına ve dünyanın kimi bölgelerinin ne denli geniş olduğunu yansıtması açısından su götürmez yararlar sağlamasına karşın, karasal alandan çok daha ilginç konular da vardır.
/_newsimages/2382801.jpg
Önemli olan nükleer silahlar mı

Bir ülkenin sahip olduğu nükleer silahların sayısı dururken, o ülkenin kapladığı alana çok daha fazla ilgi duyacak kaç kişi vardır acaba?

İnsanlar bu tür bilgileri genellikle renkler aracılığıyla yansıtmışlardır. Ne var ki, bu uygulamanın sonucu görsel açıdan salt alanda değişiklik yapmak kadar sezgisel bir işlem değildir. Bu yönde yapılan ilk girişimlerde ülkeler basit dikdörtgen bölümlerle temsil edilmekteydi.

Neyse ki, Ann Arbor Michigan Üniversitesi’nden Michael Gastner ile Mark Newman tarafından geliştirilen bir algoritma sayesinde, artık kara parçalarının tanınabilir biçimlerini koruyan yeni bir yöntem var.

Nasıl çizildiler

Bu yeni harita çizimlerinin nasıl oluşturulduklarını kavramak için nüfus örneğinden yola çıkabiliriz.

Söz konusu algoritma her ülkeyi gerçek nüfusuna göre yerleştirmekte ve ardından, tıpkı bir gazın yüksek basınçlı alanlardan alçak basınçlı alana akışı gibi, nüfusun aşırı yoğun olduğu bölgelerden daha az yoğun bölgelere akmasına olanak tanımaktadır.

Böylece, sınırların da genişlemesine ya da daralmasına yol açmaktadır. Haritalar bu yüzden öyle görünürler. Daralan alanlar havası bir miktar kaçmış balonlar gibi görünürken, genişleyen alanlar şişirilmiş balonlardan farksız görünürler.

Değişen toprak parçaları

Sonuçta, aynı alana sahip herhangi bir kara parçası aynı sayıda insanı temsil ediyor. Bir başka deyişle, nüfus yoğunluğu her yerde eşit oluyor ve belli bir kara parçasının son boyutu orada yaşayan nüfusun dünya nüfusuna oranını anında yansıtıyor.

Dahası, önceden belli bir biçim verilmiş balonların şişirildiklerinde ilk biçimlerini korumakla birlikte onun daha abartılmış bir görünümünü sergilemeleri gibi, bu toprak parçalarının hacimleri değiştiğinde harita üzerinde kapladıkları alan da değişir.

Öyle ki, haritada gördüğünüz ülkenin hangi ülke olduğunu yine de bilirsiniz.

Yeni algoritma

Newman bu yöntemin geliştirilmesine olanak tanıyan algoritmayı ısı iletim fiziği, moleküler karışım ve hızlı Fourier aktarımı adı verilen matematiksel bir araçtan türetti. Söz konusu algoritma bu izdüşümlerinin yalnızca ufak bir bilgisayar gücüyle oluşturulmalarına olanak tanımakla birlikte, uzun zamandır beklenen öteki can alıcı malzeme son derece ayrıntılı verilerden oluşmaktadır.

Eğitimin geliştirilmesi, HIV’in önüne geçilmesi, yoksulluğun en az düzeye indirilmesi v.b amacıyla geliştirilen bir dizi tasarıyı kapsayan BM Milenyum Geliştirme Hedefleri gelişmenin sağlanabilmesi için bu türde büyük miktarlarda verilere olan gereksinimi de beraberinde getirmiştir.

Bu tasarılar dünyanın çok daha iyi kavranabilen haritalarının oluşturulmasına da olanak tanımıştır. Danny Dorling, Anna Barford ile Sheffield ve Michigan Üniversiteleri’ndeki meslektaşlarının yapmaya çalıştıkları da işte budur.

Sözü geçen uzmanlar bu yıl tümü de Worldmapper sitesinde yayımlanacak en az 365 harita oluşturmayı tasarlıyorlar.

Bilgi için: "http://www.worldmapper.org" sitesine bir göz atacak olursanız, dünyanızın nasıl değiştiğini göreceksiniz.

Kaynak : hurriyet.com.tr